Biliş (bk. cognizance), zihinsel veya davranışsal aktivitelerin kendi kendinin rehberliğinde düzenlenmesi için var olan temel mekanizmadır. Bilişsel süreçler birbiriyle ilişkili olabilir çünkü biri diğerine dayalı olabilir veya ortak bileşenleri paylaşabilir.

Aynı zamanda biliş, dört mekanizmayı içeren bilişsel süreçlerin de farkındalığıdır. Bu mekanizmalar: kendini izleme (kendini gözlemleme ve kendini kaydetme), yansıtma (daha iyi anlama uğruna geçmiş deneyimlerin, hatıraların, düşüncelerin zihinsel olarak yeniden canlandırılması), meta temsil (kendini izleme sonucu yapılan değerlendirmelerin ileride kullanılmak üzere yeniden temsilleştirilmesi) ve son olarak kendi kendini değerlendirmedir.

Bilişsel yetenek profili gelişimle birlikte değiştiği için, farklı gelişim aşamalarında okul başarısının en iyi öngörülerini belirlemek önemlidir.

Bilhassa, kişinin bilgiye erişimine olan bağımlılığının iki ana nedenden dolayı okul öğrenimini kolaylaştırdığını gösterir: Bunlardan ilki dil ve matematiksel öğrenmeyle ilişkili olanlar gibi karmaşık okul görevleri ve sorumluluklarıdır.

Aynı zamanda çocuğu, öğretmenler veya diğer çocuklar dahil olmak üzere başkalarının bilgilerini incelemeye yönlendirir. Çocuğun başkaları üzerine düşünme yeteneği kazanabilmesi benlik algısını geliştirmeye yardımcı olur. Çocuk diğerler çocuklara göre hangi konumda olduğunu görerek kendinin de farkına varabilir. 

Okul öncesi dönemde, 4 ila 6 yaşları arasında, dikkat kontrolü ve çocuğun kendi algısının farkında olması hakimdir; ilkokulda, 7-11 yaş arası, tümevarımlı yani küçük şeyleri birleştirerek, parçalardan bütüne doğru düşünerek akıl yürütme hakimdir; ergenlik döneminde, 11 ila 17 yaş arası, mantıksal yanlışlarla başa çıkma, doğru benlik kavramı ve öz değerlendirme hakimdir. 

Demetriou ve arkadaşlarının (2020) 4-6 yaş aralığındaki çocuklar ile yürüttüğü bir çalışmada okul öncesi dönemindeki, -eğer varsa- idrak, yürütme (planlama, dikkat, hatırlama) ve muhakeme  süreçlerinin dört yıl sonra, ilkokuldaki okul başarısıyla nasıl ilişkili olduğunu incelenmiştir.  Sonuçlar göstermiştir ki, okul öncesi dönemde belirli bir zamanda bilişsel yetenek, ilkokuldaki okul başarısının güçlü bir öngörücüsüdür.  

Okul öncesi dönemdeki çeşitli süreçler, dikkat kontrolü, bilgiyi geçici olarak tutabilen sınırlı kapasiteye sahip çalışma belleğimiz ve algısal / çıkarımsal farkındalık (farkındalık arttıkça olaylara farklı yönlerinden bakabilme yetisi) ve zihin kuramı (insanın empati ve başkalarını anlama kapasitesinin değerlendirilmesi), ilkokuldaki akademik performansın güçlü öngörücüleri idi. Sonuçlar, ileri yaş dönemlerine odaklanan diğer benzer çalışmalarla birlikte, her gelişim aşamasında elde edilen baskın bilişsel süreçlere göre, okul başarısının bilişsel öngörücülerinin gelişimle değiştiğini varsayan gelişimsel öncelikli bir modeli desteklemektedir. Çocuğun gelişimi ve yaş alması ile birlikte bilişsel yetkinlikleri de artacaktır. Bu sebeple ebeveynlerin çocuğun akademik başarı elde edebilmesi, gelişim gösterebilmesi için çocuğun seviyesini, yatkınlıklarını, yeterliliklerini göz önüne alması ve çocuğun yapabileceklerinden çok daha fazlasını beklememek gerekir. Bu beklenti çocukta başa çıkamayacağı bir baskı oluşturabilir.


Demetriou. A., Kazali. E., Kazi. S., Spanoudis. G. (2020). Cognition and cognizance in preschool predict school achievement in primary school. Cognitive Development, 54, https://doi.org/10.1016/j.cogdev.2020.100872


Eda Yazar